Blog sayfamızda, "e-ticaret nedir" sorusunun yanıtından başlayarak, farklı "e-ticaret fikirleri" ile dolu bir yolculuğa çıkacağız.
E-ticaretin cazibesi büyük, değil mi? Kendi ürünün yok ama devasa pazaryerlerinde ürün alıp satmak kulağa oldukça çekici geliyor. Ancak, madalyonun öteki yüzünü de görmezden gelmeyelim. Hadi, seni bu yola çıkmadan önce neler beklediğini eğlenceli bir şekilde anlatalım:
________________________________________
"Ucuza alıp, pahalıya satarım" diyenlerin çoğu, %5-%10 gibi bir kâr marjıyla gerçeğe dönüyor. Çünkü pazaryerleri genelde satış başına komisyon alıyor, ürünün kargosunu sen karşılıyorsun ve bazen iade durumunda ürün sana kalıyor. Örnek: 100 TL’ye aldığın bir ürünü 120 TL’ye satıyorsun, kargo ve komisyonla elde ne kalıyor? Belki de sıfır...
________________________________________
Popüler bir ürünü bulup bolca alırsın. Sonra ne olur? O ürün birden trend olmaktan çıkar ya da başka bir satıcı fiyatları dibe çeker. Elinde yüzlerce "satılmayı bekleyen" ürünle kalabilirsin. Örnek: Fidget spinner modasına dalıp stok yapanlar, şimdi onları kağıt ağırlığı olarak kullanıyor.
________________________________________
Amazon, Etsy ya da Trendyol gibi platformlarda bir ürünü satmaya karar verdin. Tebrikler! Ama hemen yanındaki satıcı aynı ürünü senden daha ucuza koyup müşteriyi kapıyor. Rekabet bazen öyle kızışıyor ki, zararına satış yapan bile oluyor.
Örnek: Senin 50 TL’ye sattığın ürünü, yan dükkan 49.99 TL yapar ve müşteri oraya kayar.
________________________________________
Pazaryerlerinde müşteriler daha fazla hakka sahip ve genelde "müşteri her zaman haklıdır" mantığıyla hareket edilir. Kargo gecikti mi? Sana kızarlar. Ürün beklenenden küçük mü? İade ederler. Üstüne kötü bir yorum bırakırlar ve senin mağaza puanın düşer. Örnek: "Bardak aldım, içine su koyunca ıslatıyor" diye yorum yapan bile gördük.
________________________________________
Pazaryerlerinin belirlediği kurallar çok katı olabilir. Birkaç olumsuz yorum ya da eksik belge yükledin diye hesabın askıya alınabilir. Bütün emeklerin bir anda uçup gidebilir.
Örnek: Birkaç kez "yanlış kargo ücreti" yansıttığın için pazaryerlerinde ceza alabilirsin.
________________________________________
Kendi ürünün yoksa ve pazaryerlerinde al-sat yapıyorsan, insanlar seni bir marka olarak değil, sadece bir satıcı olarak görür. Uzun vadede kendini farklılaştırmak çok zor olur. Örnek: "X mağazası çok güvenilir" demeleri için bir mucize gerekiyor çünkü herkes aynı ürünü satıyor.
________________________________________
Ürün araştırması yap, fiyat analizi yap, kargo takibi yap, müşteri sorularını cevapla... Bu iş, özellikle tek başına yapıyorsan, zaman alıcı olabilir. Hele ki müşteri iade yaparsa, ürünün hasarlı mı değil mi diye incelemelerle uğraşırsın.
________________________________________
Pazaryerlerinde e-ticaret, doğru stratejilerle yapıldığında güzel bir ek gelir kaynağı olabilir. Ama bu işin kolay olmadığını bilmek çok önemli. Eğer bu riskleri göze alabiliyorsan yola çık. Yoksa, daha az riskli yöntemlere yönelebilirsin.
Örneğin, stoksuz satış yapmayı (dropshipping) ya da bir e-ticaret platformu kullanarak hazır ürünlerle başlamayı düşünebilirsin.
E-ticaret maceran başlamadan önce mutlaka iyi bir araştırma yap ve kendi planını oluştur. Unutma, bu bir maraton, sprint değil! 😊