Blog sayfamızda, "e-ticaret nedir" sorusunun yanıtından başlayarak, farklı "e-ticaret fikirleri" ile dolu bir yolculuğa çıkacağız.
E-ticaretin büyülü dünyasına hoş geldin! Hayallerinde bir online mağaza var ama gerçekler bazen can sıkıcı olabilir. Hele ki her şeyi sıfırdan kurmaya çalışıyorsan veya altyapısı hazır bir platforma abone olduysan... İşte bu yolda karşılaşabileceğin zorlukları birlikte inceleyelim:
________________________________________
E-ticaretin kalbi, online ödemeler. Ama banka sanal POS’u alabilmek için bir dizi başvuru, belge hazırlama ve sabır testi yapman gerekebilir. Anlaştın diyelim, entegrasyonu kurmak ayrı bir mücadele!
Örnek: Bankadan gelen "Merhaba, sistem entegrasyonu için teknik ekibinizle görüşelim" mailiyle başlıyorsun ve “Ben kimim, teknik ekip kim?” diyerek bir iç çekiyorsun.
________________________________________
E-ticaretin diğer olmazsa olmazı kargo. Kargo şirketleriyle anlaşma yaparken küçük işletmelerin genelde büyük markalar kadar cazip fiyatlar alamadığını fark ediyorsun. Ve o “Ücretsiz Kargo” kampanyalarını yapabilmek bir hayalden ibaret oluyor.
Örnek: "Tek siparişimden 20 TL kazanıyorum ama kargo 25 TL! Matematik böyle çalışmıyordu?" diye kendine soruyorsun.
________________________________________
Platformun teknik altyapısı hazır olabilir, ama bu sistemi anlamak ve yönetmek bir mühendislik diploması gerektirebilir. XML entegrasyonu, API anahtarları, panel ayarları derken beynin yanabilir.
Örnek: Yönetim paneline giriş yaptıktan sonra, "Bu kadar düğme neden var? Bir şeylere bastım, site gitti!" diye kara kara düşünürsün.
________________________________________
Herhangi bir sektörde tedarikçi bulmak ve güvenilir biriyle çalışmak başlı başına bir zorluktur. Bazı tedarikçiler stok güncellemeyi unutabilir, bazıları ise fiyatları sürekli değiştirerek başını ağrıtabilir.
Örnek: Ürün fiyatını belirlemişsin, kampanyayı hazırlamışsın ama tedarikçi bir sabah “Biz o ürünü kaldırdık” diyor. Satış mı? O da gitti!
________________________________________
Hangi ürünün moda olduğunu, hangisinin müşteri çekeceğini bilmek ayrı bir uzmanlık gerektiriyor. Ama ürünü bulsan bile rekabet o kadar yüksek ki fiyatlar dibe vuruyor.
Örnek: Online bir ürün araştırmasında, “Bu kulaklık zaten her yerde var, ben ne satacağım?” diye düşünmekten mağaza açmadan emekli oluyorsun.
________________________________________
Stok yönetimi ve sipariş takibi, özellikle manuelle yapılıyorsa, insanı bezdirebilir. Ürün bitmeden stokta olduğunu sanmak ya da stokta olmayan bir ürünü satmak kabus senaryosuna dönüşebilir.
Örnek: Bir sipariş geldi. Stokta var sanıyordun ama aslında yokmuş. Müşteriye “Hemen tedarik ediyorum” diyorsun, ama 3 gün sonra gelen iptal talebiyle baş başa kalıyorsun.
________________________________________
Müşteri sipariş verdiğinde, siparişin alındığını ya da kargoya çıktığını bildiren mesajlar göndermek önemli. Ama bu sistemleri kurup yönetmek hem zaman hem de teknik bilgi gerektiriyor.
Örnek: Müşteriye yanlışlıkla “Siparişiniz iptal edilmiştir” mesajı atıp ardından telefon trafiğine yakalanmak istemiyorsan, bu sistemleri iyi kurmalısın.
________________________________________
Hazır altyapılı platformlar cazip görünebilir, ancak yıllık abonelik ödemeleri seni sıkıştırabilir. Hele ki o yıl işler beklediğin gibi gitmediyse, bu ödemeler seni zorlayabilir.
Örnek: İlk yıl “Çok güzel, her şey hazır!” diye başladın. İkinci yıl platforma aynı ödemeyi yaparken “Bu iş para kazanıyor muydu ki?” diye sorgulamaya başlarsın.
________________________________________
Kendi siteni kurduysan, satış yapmak için müşterileri siteye çekmen gerekiyor. Ama trafik çekmek demek, reklam harcaması yapmak demek. Eğer dijital reklam uzmanı değilsen veya danışmanlık almıyorsan; Google Ads, sosyal medya reklamları derken kârın çoğu oraya gidebilir.
Örnek: “Google’a günlük 100 TL harcıyorum, ama sipariş hâlâ yok!” dediğin günleri hayal et.
________________________________________
Kendi e-ticaret siteni kurmak veya hazır altyapılı bir platforma abone olmak, başlangıçta kolay bir çözüm gibi görünebilir. Ama bu işin arka planında teknik bilgi, anlaşmalar, sistem yönetimi ve sürekli bir çaba gerektiğini bilmelisin.
Eğer bu zorlukların üstesinden gelebileceğine inanıyorsan, harika! Ama daha kolay bir başlangıç için stoksuz satış modellerini ya da doğrudan pazaryeri entegrasyonları gibi alternatifleri de değerlendirebilirsin.
Peki yukarıda açıklanan ihtiyaçların hepsini kapsayan üstelik tek ödeme ile ömür boyu kullanım lisansı sunan bir çözüm olduğunu söylesek ne dersiniz?
Hemen İletişime Geçin 😊